« Önceki | Sonraki »

10/12/2008

BJK Koleji Anaokulu Çikolataya Doydu..!



Merhaba,

 

Artık herkes biliyor, benim asla hayır diyemeyeceğim bir tutkudur çikolata. Olmazsa olmazlarımdan biridir.

 

Eskiden, şık pastanelerin, özellikle de büyük alışveriş merkezlerindeki Pelit’in önünden geçerken, içimden şöyle bir dilek geçirirdim: “Keşke, akşam tüm mağazalar ve alışveriş merkezi kapandığında beni burada unutsalar da sabaha kadar o muhteşem çikolataları, drajeleri, profiterolleri ve enfes pastaları doyasıya yesem.”… Hem de alerji olma ve midemin bozulması pahasına.. şimdi sadece çikolata üzerine pek çok mağaza var ve ben hangisinin önünden geçersem geçeyim, tıpkı arabaların camlarına yapışan vantuzlu bebekler gibi yapışıp kalıyorum vitrinlerine. İzliyorum, her biri birbirinden güzel, birbirinden leziz, janjanlı ambalajlarında adeta “beni al, beni al” diye bana göz kırpan bu çeşit çeşit çikolataları izlemek bile bana çok büyük bir haz veriyor.. ama ben en az izlemek ve tatmak kadar keyifli başka bir yönünü daha keşfettim:  Çikolata yapmak…! İşte bu yüzden kolları sıvayıp bu işi ustasından öğrenmek ve kendi çikolatalarımı yapmak niyetiyle Chef’s İstanbul Mutfak Atölyesi’ne gittim ve Sevgili hocam Mustafa KARA’nın yönetiminde hayatımda en çok keyif aldığım, gözümün, gönlümün ve midemin bayram ettiği bir eğitim aldım. Sevgili Mustafa KARA’ya da buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum ve diyorum ki: “Mustafa Hocam, tam 7.5 kilo çikolata yaptım ve hem benim, hem kuzenimin ve en önemlisi de sizin alnınızı kara çıkarmadım. Çok beğenildi ve buradan size tekrar tekrar teşekkür ediyorum.”..

 



Geçtiğimiz hafta çok güzel bir etkinliğimiz oldu. BJK Koleji Anaokulu’nda çok keyifli, çok “tatlı” bir gün geçirdik. Çikolata Kalbim bu defa gerçekten çikolataya doydu. Dile kolay tam 7.5 kilo çikolata yaptık. Bir buzdolabı düşünün ki içi tıka basa çikolata ile dolu.. :) Biraz yorulduk ama çikolatalarımız çok güzel oldu, tüm yorgunluğumuza değdi.

 



 

BJK Koleji Anaokulunun “Gökkuşağı” kadar renkli öğretmeni, benim güzeller güzeli kuzenim Sevgili Zeynep’in ricası üzerine aldım elime kalıplarımı çikolata yapmaya gittim. Öyle güzel, öyle renkli, öyle cıvıl cıvıl bir anaokulu ki,  insanın böyle bir yerde okuması da çalışması da eminim ki son derece keyiflidir. Zaten daha okulun kapısında sımsıcak bir “hoş geldiniz” ile karşılandım. İçeri girdiğimde bu güzel Anaokulunun Müdürü Sevgili Şebnem GÖRKER ile tanıştım. Çok zarif, çok içten bir hanımefendi. O kadar yoğun, o kadar hareketli bir gündü ki, tüm işlerinin, koşuşturmalarının arasında, tarafıma göstermiş oldukları güler yüzleri, samimiyetleri ve konukseverlikleri için başta Okul Müdürü Sevgili Şebnem GÖRKER olmak üzere, bana yardımcı olan tüm arkadaşlara çok çok teşekkür etmek istiyorum.

 


 






Bu arada, aslında benim Şebnem Hanıma bir teşekkürüm daha var…

 

Bayramlar, hele de benim gibi 30’lu yaşlarını çoktan geride bırakmış, yolun yarısına gelmiş ama ruhu 20’li yaşlara çakılıp kalmışlar için çok farklı şeyler ifade ediyor. En azından benim için öyle. Ne kadar şanslıyım ki, bayramlarda ellerini öptüğüm büyüklerimin hediye ettiği çeşit çeşit mendillerim oldu. Her birini özenle sakladığım, seyretmeye doyamadığım, rengarenk mendiller… Ben de mendillerin konuştuğuna inananlardanım. Öyle ya; eskiden insanlar sevdiklerine duygularını mendillerle anlatırmış. Tanışma vesilesi olurmuş mendiller. Aşk, hasret, ayrılık, hastalık vs. vs.. renkleriyle ve işlemeleriyle her bir duyguyu anlatan, sessiz bir dille konuşan mendiller. Benim de pek çok mendilim oldu. Hatta mendilleri veren büyüklerimin bazıları maalesef şu anda hayatta değil. Hepsini sevgiyle ve rahmetle anıyorum.

 

Lafı çok uzattım sanırım ama bir mendil beni bugünden aldı ve çocukluğumun o en güzel bayramlarına; hani bin bir güçlükle alınan bayramlıkların, yastık altında sakladığım kırmızı pabuçlarımın, sevgiyle öpülen ellerden alınan bayram harçlıklarının ve o rengârenk, çeşit çeşit mendillerin büyük anlam taşıdığı bayramlara doğru götürdü. O kadar özlemiştim ki…

 


Şebnem Hanıma özellikle sonsuz teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Beni de ailelerinden biri gibi kabul edip, son derece şık, en önemlisi de benim için manevi değeri çok büyük olan bir “Bayram Mendili” hediye etmesi beni çok duygulandırdı, çok mutlu etti. Özlediğim, artık unutulmuş olan bazı değerlerimizi bana tekrar yaşattığı için sonsuz telekkürler ve de sevgiler gönderiyoum. O gün çikolatalarla uğraşmaktan bir türlü fırsat bulup kendisiyle bir fotoğraf çektiremedik :(

 



Tüm bu güzellikleri yaşamama vesile olan, beni öneren ve de desteğini esirgemeyen güzeller güzeli kuzenim, canım Zeynep’ime de çok teşekkür ediyorum. Hep böyle kal olur mu? Hep gül... ve en önemlisi de hep benim yanımda ol :)) Seni çok seviyorum kuzen :)) İyi ki varsınız :))

 

İşte çikolata dolu günden kareler:

30/11/2008

BENİM ÇİKOLATALARIM :))

Merhaba :)

Çikolata kursumuzun hemen sonrasında bende çeşitli çikolata denemeleri yaptım. Hem yapımı çok keyifli, hem de yemesi:)) Biraz hayal gücünüz ve damak tadınız birleşince değişik lezzetlerle ikram edilen çikolataların aldığı övgülerin verdiği haz beni çok mutlu ediyor. İşte yaptığım çikolataların bir kısmı:






30/11/2008

ÇİKOLATA DOLU BİR GÜN :))



Merhaba,

Geçtiğimiz Ramazan Bayramı öncesinde, sizlerle paylaşmak istediğim çok keyifli, çikolata tadında bir etkinliğe katıldım: CHEF'S İSTANBUL MUTFAK ATÖLYESİ’NİN El Yapımı Çikolata Kursu.


Sevgili arkadaşım Özge (Kurabiye Kalbi) ile birlikte katıldık bu kursa ve hem çok eğlendik hem de gözümüz gönlümüz çikolataya doydu.



CHEF'S İSTANBUL’UN kurucularından Sevgili Eğitmenimiz Mustafa KARA eşliğinde çeşit çeşit çikolatalar yaptık, yaparken kaşla göz arasında yedik, sohbet ettik, güldük, kısacası çok ama çoooooooook eğlendik. Çikolataları gördükçe çocuklar gibi şımardık ve Mustafa Bey o kadar güler yüzlü, o kadar hoşgörülü biri ki, tüm şımarıklığımıza ve açgözlülüğümüze rağmen bize katlandığı için kendisine çok çok teşekkür ediyorum. Bu arada Sevgili Ali Beyi de unutmamak lazım. Aslında Mustafa Beyin eşi Gülhan KARA ile de tanışmayı çok arzu etmiştik ama kısmet olmadı. Umarım onunla da tanışma fırsatımız olur.

Çikolata’nın yanı sıra, konusunda uzman eğitmen şefleriyle uygulamalı Yemek ve Pastacılık Kursları, El yapımı ekmek, Taze İtalyan makarnaları ve sosları, Akdeniz ve Türk mezeleri gibi kurslar da düzenliyorlarmış. İlk fırsatta diğer kurslara da katılmayı planlıyorum.

Bu arada, Mustafa Beyin tavsiyesiyle birkaç kez Eminönü’ndeki NÜANS’a gittim ve çikolata, kurabiye kalıpları, gıda boyası, topping vs. epey birşeyler aldım. NÜANS’ın sahibi Nejat Bey gerçekten çok şeker biri ve bizimle çok ilgilendi, çok yardımcı oldu. Özellikle de “Chef's İstanbul’dan Mustafa Beyin talebesi gelmiş” diye bizi öyle güzel karşıladılar ki, sadece alışveriş için değil, bir “Merhaba” demek için bile gidilebilir. Nejat Bey de özellikle Mustafa Bey ve Gülhan Hanımı öve öve bitiremedi. Yalnız minik bir sitemleri var; “Mustafa Bey bize hep talebelerini gönderiyor, hiç yaptıkları çikolatalardan, pastalardan göndermiyor” diyorlar.. Ben de kendilerine muffen yapıp getireceğime söz verdim, ilk fırsatta da gideceğim.

Fotoğraflarda da ne kadar enfes çikolatalar yaptığımız ve ne kadar eğlendiğimiz görülüyor. Mustafa Beyin de izni doğrultusunda resimleri yayınlıyorum ve umarım en kısa zamanda tekrar görüşürüz diyorum.


1/10/2008

MUHTEŞEM TATLAR :))

Merhaba,

 

Bugün yayınladığım tariflerimden oluşan bir tabağı çok sevdiğim bir yakınıma götürmüştüm.  Çok beğenilmişti.

 

İşte çeşitli tatların bir arada bulunduğu o muhteşem tabak…

 

Afiyet olsunGülümsüyor

 


1/10/2008

ÇİKOLATALI MİNİK TATLAR :)



Merhaba,

Çikolatalı tatlarımıza devam ediyor ve minik çikolatalı tatlarımızın tarifini yazıyorum. Bu tarifin bir benzerini daha önce yayınlamıştım. Bunu da beğeneceğinize eminim.

 

ÇİKOLATALI MİNİK TATLAR

 

Malzemeler:

·     1 Paket Hazır Supangle (Ben Dr.Oetker tercih ediyorum)           

·     2,5 Su Bardağı Süt

·     2 Paket Kakaolu Bisküvi (ETİ’nin Kakaolu Kare Bisküvisi çok lezzet veriyor) VEYA

      1 Paket Kakaolu Bisküvi + Yarım Paket Bebe Bisküvisi + 1 paket herhangi bir Bisküvi

·     2-3 Yemek Kaşığı kadar Kakao

·     25-30 gr margarin

·     1 Paket Vanilya

·     150-200 gr Kuvertür Çikolata

·     Hindistan Cevizi

 

Öncelikle hazır Supangleyi 2,5 Su Bardağı Süt ile devamlı karıştırarak pişirelim. Bir süre kaynattıktan sonra altını kapatıp öncelikle 1 paket vanilyayı ardından da margarini ilave edip karıştırmaya devam edelim.

 

Bisküvileri ve Kakaoyu rondoda un haline getirip, pişirdiğimiz supanglenin içine boşaltalım ve bir kaşıkla yumuşak bir hamur kıvamına gelinceye kadar iyice karıştıralım. Daha sonra hamurumuzu soğumaya bırakalım. Soğuduktan sonra bu hamur karışımından ceviz büyüklüğünde toplar yaparak yağlı kağıt üzerine dizelim ve yarım saat kadar buzdolabında bekletelim. Bu arada Çikolatamızı Benmari usulde eritelim.

 

1 kaseye toz kakao, 1 kaseye hindistancevizi, 1 kaseye pudra şekeri veya çekilmiş fındık, ceviz, badem, fıstık arzu ettiğiniz herhangi bir karışımı ayrı ayrı hazırlayalım. Buzdolabında beklettiğimiz toplarımızı 2 kaşık yardımıyla öncelikle erittiğimiz çikolataya, sonrasında ister kakaoya, ister hindistancevizine veya fındık ceviz karışımlarına bulayıp küçük form kağıtlarına yerleştirelim. Arzu ederseniz sadece erimiş çikolataya bulayabilirsiniz. Üzerini eritilmiş beyaz çikolata ile de süsleyebilirsiniz. Tamamen sizin zevkinize ve damak tadınıza kalmış.

 

Gerek ikramlık gerekse hediyelik olarak son derece keyifli ve lezzetli bu atıştırmalıkları beğeneceğinizi umuyorum…

 

Afiyet olsunGülümsüyor

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı